Sinemada LGBTQ+ Temsili Son Üç Yılın En Düşük Seviyesinde: GLAAD Raporu
GLAAD’in Where We Are In Film araştırmasına göre 2025 filmlerinin yalnızca yüzde 20,4’ünde LGBTQ+ bir karakter yer aldı; beyaz olmayan kuir karakterlerin oranı düştü ve başrolde tek bir trans karakter bile görülmedi.

GLAAD’in (Gay & Lesbian Alliance Against Defamation) yıllık sinema araştırması, LGBTQ+ karakterlerin sinemadan yavaş yavaş kaybolduğunu ve bundan en çok beyaz olmayan LGBTQ+ karakterlerin etkilendiğini ortaya koyuyor. Rapora göre 2025’te gösterime giren 225 filmin yalnızca 46’sında LGBTQ+ karakter vardı; yani geçen yılki filmlerin sadece yüzde 20,4’ü kuir topluluğuna yer verdi. GLAAD’in 2023 araştırmasındaki yüzde 28,5’lik rekorun ardından bu, üst üste üçüncü düşüş yılı.
GLAAD Başkanı ve CEO’su Sarah Kate Ellis açıklamasında, "Sektör, LGBTQ karakterler içeren filmlere yatırımı önceliklendirmezse bu topluluğu temsil eden içerikleri başka yerlerde arayacak bir kuşağı kaybetme riski taşıyor" dedi.
Orta bütçeli filmler, LGBTQ+ temsili açısından raporun parlak noktasıydı: 'Downton Abbey: The Grand Finale', 'After the Hunt' ve 'I Know What You Did Last Summer' övgü aldı. Korku türü de belirgin biçimde kapsayıcıydı; 'The Parenting', 'Companion' ve 'Weapons' kuir karakterlere yer verdi ve üçü de gişede bütçesinin iki katından fazla kazandı. LGBTQ+ karakterler büyük ölçüde yardımcı rollerde kalsa da GLAAD, kuir karakterleri merkeze alan ve eleştirmenlerden olumlu karşılık gören Nia DaCosta’nın 'Hedda'sını, Ethan Hawke’un 'Blue Moon'unu ve Eva Victor’ın 'Sorry, Baby'sini öne çıkardı. Raporun ifadesiyle: "Hikâyelerimiz merkeze alındığında bu filmler başarıya ulaşıyor."
Trans temsili söz konusu olduğunda tablo çok daha karanlık: İncelenen 200’ü aşkın filmin hiçbirinde trans karakter yoktu. Raporda, "Siyasetçiler ve LGBTQ karşıtı aktivistler yanlış bilgi, ayrımcı yasalar ve şiddet yoluyla transları hedef alırken eğlence sektörünün trans karakterleri ve hikâyeleri yanlış temsil etmeyi ve dışlamayı sürdürmesi vicdanla bağdaşmıyor" deniyor.