Sine-Meta

“Night Nurse” — İki Sapkının Yollarının Kesiştiği Kışkırtıcı Bir Bakıcılık Fantezisi

Georgia Bernstein’ın cesur ilk uzun metrajı, gerçek bir istismar vakasını rahatsız edici ölçüde gösterişli bir erotik gerilime dönüştürüyor. Bruce McKenzie ve Cemre Paksoy büyülüyor.

3.5/5Original title: Night Nurse
“Night Nurse” — İki Sapkının Yollarının Kesiştiği Kışkırtıcı Bir Bakıcılık Fantezisi

Variety'deki Beatrice Loayza's incelemesine göre, Georgia Bernstein'nin ilk yönetmenlik denemesi 'Night Nurse' tehlikeli bir tazelik taşıyor. Gerçek bir sömürü öyküsünden yola çıkan film, konusunu didaktik bir dram olarak değil, kışkırtıcı, karanlık, zaman zaman komik bir erotik gerilim olarak ele alıyor ve bu risk çoğunlukla karşılığını veriyor.

Hikaye, mali açıdan sıkıntı çeken genç bir bakıcı olan Ada'nin (yeni gelen Cemre Paksoy), yaşlı, hasta ama son derece manipülatif bir dolandırıcının (Bruce McKenzie) evine taşınmasıyla başlıyor. Klasik bir bakım düzenlemesi olarak başlayan şey, hızla karmaşık bir güç oyununa dönüşür: Kim kimi kullanıyor, kim kimden besleniyor, giderek bulanıklaşıyor. Bernstein bu belirsizliği yalnızca anlatıya değil, bakış açısına da yerleştiriyor; kamera kasıtlı olarak arzu nesnesinin kim olduğunu değiştirmeye devam ediyor.

Paksoy'nin performansı filmin en büyük keşfi: Yüzünde masumluk ile hesaplı soğukluk arasında gidip gelen, okunamayan bir ifade var. McKenzie, Loayza'nin ifadesiyle "karakteri gölge ve ışık arasına tam olarak yerleştirmeyi" başarıyor. Bernstein'nin görsel dili Hitchcock'tan çok Paul Verhoeven'ye yakın; abartılı bir zenginlik, kırmızı ve altın rengi bir palet, ara sıra rüya gibi.

Filmin zayıf noktası, gerçek hikayeden uzaklaştıkça ahlaki çerçevesinin de gevşemesi; bazı izleyiciler bunu "estetikleştirilmiş sömürü" olarak okuyabilir. Ancak Loayza'ye göre 'Night Nurse''nin gerçek gücü tam olarak bu rahatsız edici rahatlıkta yatıyor: Film sizin acımanızı istemiyor, izlemenin suçluluğunu istiyor. Cesur, sapkın ve umut verici bir başlangıç.

Paylaş