"500 Miles" — Sheffield'dan Dingle'a Uzanan Kalbi Yumuşak Bir Yol Filmi
Morgan Matthews'un yönettiği bu hassas yol filminde iki kardeş, dedeleriyle (Bill Nighy) buluşmak için Sheffield'dan İrlanda'ya kaçıyor. Yaş gözyaşı garantili.

Barry Levitt'in Empire'da yayımlanan eleştirisine göre Morgan Matthews'un yönettiği 500 Miles, adına rağmen bir Proclaimers müzikali değil — ama duygusal olarak o şarkıyla aynı damardan besleniyor. Finn (Roman Griffin Davis) ile küçük kardeşi Charlie (Dexter Sol Ansell), evden kaçmışlardır ve planları basittir: Sheffield'dan İrlanda'nın Dingle sahilindeki küçük kasabaya gidip yabancılaştıkları dedeleriyle (Bill Nighy) buluşmak, ailelerini bir arada yeniden toplamak.
Film, açılıştaki flashback'te aile mutluluğunun kartpostal gibi bir gününü gösterir: Sahilde bulünürler oynanır, kumdan kaleler kurulur, dede ve büyükanne torunlarıyla iç içedir. Bugünün karanlığı, o kayıp cennetin ışığıyla ters aydınlanır. Matthews'un yönetmenliği kadrajı olabildiğince alçak tutuyor — hikâye çocukların gözünden anlatılıyor; kamera çoğunlukla omuz hizasında.
Roman Griffin Davis, Jojo Rabbit'ten tanıdığımız o hassas oyunculuğu bir başka gelişim çağına taşıyor; Dexter Sol Ansell filmin sürprizi olarak masumiyetle inatçılığı aynı anda taşıyabiliyor. Bill Nighy ise beklendiği gibi, sadece varlığıyla sahneleri ısıtıyor. Maisie Williams küçük ama etkili bir rolde.
Empire'a göre 500 Miles melodrama flört ediyor ama düşmüyor; klişelere yaklaşıyor ama zamanında geri çekiliyor. Sonuç, izleyiciyi arabaya bindirip yol boyunca ağlatıp güldüren, hassas ama sağlam bir aile dramı.
Kaynak: Empire — Barry Levitt