"Strung" — Korku ve Melodramın Çatışmasında Kısılan Bir Tür Denemesi
Blumhouse gerilimi ile Tyler Perry dramatizminin ilginç bir çarpışması olan Strung, senaryo yoğunluğuyla boğuşan ancak atmosferiyle merak uyandıran bir tür denemesi sunuyor.

Korku türünün seri üretim fabrikası Blumhouse'un klostrofobik gerilimi ile Tyler Perry'nin ağdalı melodram geleneği aynı potada erirse ne olur? Strung, işte bu sorunun cevabını ararken izleyiciyi hem meraklandıran hem de kafasını karıştıran tuhaf bir tür kırması olarak karşımıza çıkıyor. Film boyunca hissedilen o tekinsiz atmosfer, bir noktadan sonra yerini aile trajedilerine ve bitmek bilmeyen diyaloglara bıraktığında, elimizdekinin bir korku filminden ziyade "korku soslu bir pembe dizi" olduğunu anlıyoruz.
Yönetmenlik koltuğundaki tercihlerin, düşük bütçenin getirdiği kısıtlı imkanlarla birleşince ortaya ilginç bir görsel dil çıkardığını söylemek mümkün. Dar mekanlarda kurulan kamera açıları, karakterlerin psikolojik sıkışmışlığını başarıyla yansıtıyor. Ancak görsel taraftaki bu çaba, senaryonun hantallığına yenik düşüyor. Hikaye, sanki 8 bölümlük bir mini dizi için tasarlanmış da son anda kurgu masasında budanarak 90 dakikaya sığdırılmış gibi duruyor. Bu da karakter gelişimindeki boşlukların ve ani duygu değişimlerinin havada kalmasına neden oluyor.
Oyunculuklar konusunda ise film tam bir ikiye bölünmüşlük yaşıyor. Başrolün janra uygun abartılı performansına karşın, yan karakterlerin daha çok gündüz kuşağı dizilerini andıran donukluğu, sahneler arasındaki ton farkını iyice keskinleştiriyor. Bir sahnede iliklerinize kadar ürperirken, hemen ardından gelen didaktik bir tiratla filmin gerçekliğinden kopabiliyorsunuz. Bu uyumsuzluk, filmin en büyük hem güçlü hem de zayıf halkasını oluşturuyor.
Teknik açıdan ses tasarımı ve ışık kullanımı, prodüksiyonun kısıtlılığını örtbas etmekte başarılı. Gölgelerin kullanımı ve ani ses patlamaları, türün meraklılarını memnun edecek "jump scare" anlarını besliyor. Ancak hikayenin kalbindeki o trajik sır açığa çıktığında, gizem yerini bir türlü finale ulaşılamayan bir dramatik döngüye bırakıyor. Senaryonun yoğunluğu, izleyiciye nefes alacak alan bırakmadığı gibi, gizemin ürkütücü etkisini de seyreltiyor.
Sonuç olarak Strung, türsel denemeleri seven ve "guilty pleasure" (izlemekten utanç duyulan zevk) kategorisinde bir film arayanlar için fena bir tercih sayılmaz. Sinematografik açıdan parlak anları olsa da, anlatımındaki dağınıklık ve türler arası geçişlerdeki sert manevralar filmin kalıcı bir etki bırakmasını engelliyor. Blumhouse'un karanlık koridorlarında yürürken kendinizi bir anda Tyler Perry'nin gözyaşı dolu salonlarında bulmaya hazırlıklı olun. Sinemada yenilikçi bir dil arayanlar için bu karışım biraz fazla sert gelebilir.