"Good Luck, Have Fun, Don't Die" — Diner'da Başlayan Bir Zaman Yolculuğu Karnavalı
Sam Rockwell, Juno Temple ve Haley Lu Richardson'ı Los Angeles'ın ikonik bir diner'ında buluşturan aksiyon-komedi-bilimkurgu; gelecekten geldiğini iddia eden bir adamın rehin aldığı müşterileri dünyayı kurtaracak sıra dışı bir ekibe dönüştürüyor.

2 saat 14 dakikalık Good Luck, Have Fun, Don't Die, adının verdiği enerjiyi bir an bile kaybetmiyor. Los Angeles'ın ikonik bir gece diner'ında geçen açılış sekansında Sam Rockwell'in canlandırdığı isimsiz "Gelecekten Gelen Adam", elinde silahla masalara oturmuş müşterileri rehin alıyor. Ne para istiyor ne de intikam — dünyayı kurtaracak "olası adayları" arıyor.
Rockwell, tam da kariyerinin bu döneminde yapması gereken türden bir performans veriyor: yarı deli, yarı melankolik, tamamen karizmatik. Juno Temple'ın canlandırdığı Susan başlangıçta filmin şüpheci sesi; Haley Lu Richardson'ın Ingrid'i ise en sıra dışı olmasına rağmen ekibin duygusal çekirdeği hâline geliyor. Üçünün diner masasındaki uzun diyaloğu, filmin en iyi 20 dakikası.
Yönetmen, bilimkurguyu bir arka plan dokusu olarak kullanıyor; gerçek konu, rastgele insanların bir amacın etrafında toplandığında kendilerinde keşfettikleri şey. Aksiyon geldiğinde de tempoyu düşürmeden, ama sırıtan bir zekâyla geliyor: bir motel odasında geçen kovalamaca, filmin türden tam olarak ne almak istediğini gösteren mini bir manifesto gibi.
Sonuç: R sertifikalı, biraz kaotik, sık sık kendi kuyruğunu kovalayan ama son derece keyifli bir yaz alternatifi. Blockbuster yorgunluğu çekenler için diner'a bir uğrayın; hesap çok tuzlu değil.